Bugün ki Modum: Sport Nude

Bir can sıkıntısı eseri bu kombin çıktı ortaya, paylaşayım dedim bende. Bugün hiç büroda durmak istemiyorum. Biraz güneş gözüktü ya, çıksam gezsem dolaşsam benden mutlusu olamaz. Tabi öyle bir lüksüm yok şuanda :) O zamaaaaan, kendimi sanki dışarıda musmutlu dolaşıyormuşcasına hayal etmek ve o anda hangi kıyafetlerin içinde olmak istediğimi dile getirmek için sıvamalıyım kolları dedim. İyi de gelmedi değil hani, yaparım arada böyle ;)

Nude en sevdiğim ve esmer olduğumdan dolayı kendime en yakıştırdığım renktir. Nude rujdan başka renk ruj kullandığım pek söylenemez. Kıyafetlerimde de bu akıma kapılmaya başladım. Sabah nette dolaşırken Nude bir şifon gömlek beğendim ki sormayın. Hala etkisinde olduğumdan hemen kombinime ekledim onu da :) Birde uzun zamandır kesimi istediğim gibi bir kırmızı jeggings arayışım var fekat bulamadım. Bulunca gerçeğini de yapar gösteririm size ;)

Oxford oxford olmadan önce biz giyerdik lisede, hey gidi günler. Ne dalga geçerlerdi bu ne iğrenç ayakkabı diye, şimdi ayaklarından çıkarmıyorlar maşallah :) Öngörülüyüm velhasıl, nerden baksanız ben 9-10 sene önce giyiyordum onları hihihi :) Ama hala favorimdir. Kendime not: Yeni bir tane edinmeliyim!

ve Chanel… Zincir saplı çantaların ne giyerseniz giyin onu şıklaştırdığı aşikar. Bende bu nedenle geçen sene Trendyol’dan Jacquline marka benzer bir çanta almıştım. Kombinlerimin çoğunda da var zaten kendisi. Eee o zaman öğrenciydik, gerçi şimdide meslek hayatımızın başındayız, aldığımız ücret Chanel’e yine yetmiyor heheh :)

Kombini Ray-Ban Wayfarer, metal bir cuff ve siyah ojelerimle tamamladım. Kolye falan yok, yaka bağır açık gezmek istiyorum valla :)

Nasıl, sevdiniz mi???

Takip için tık tık

Ne Giydim Vol.11 {Leman Kültür İzmir}

Leman Kültür İzmir Şubesi geçen Aralık ayı sonunda açıldı. Sonunda Alin’S den başka bir mekan daha oldu Kıbrıs Şehitlerinde gidebileceğim yuppiiii :) Yalnız yeri pek bi geride kalmış, ama görmezden gelinebilir çünkü gayet başarılı bir yer kendisi… Bize de  yeni nasip oldu gidip görmek, öğrenciliğimi çok özlüyorum, mumla arıyorum vallaha :(

 

Yemekler bir harika…

ve yeni bir DIY projesi olan “eldiven yenilemece” yakında sizlerle ;)

Aksesuarlar:

ve Bendeniz :p DIY Fiyonklu kolyemi nasıl kullandığımı görebilirsiniz burada ;) Aynı şekilde yandan bağlanılıp da kullanılabilir, hayal gücünüze kalmış orası…

Kahvemizi alıp derse koşturmaca… 25 dk. geç kaldık :S

Gömlek: Koton

Jean: Zara

Kürk Yelek: Orange (Trendyol tık tık)

Kaban: Koton (tık tık)

Dosya (Aslında Oversized Clutch): Koton (tık tık)

Çizme: Kaktüs (Trendyol)

 Çanta: Tekin Bags (Morhipo tık tık)

Eldiven: Winmax feat. kendim yap-DIY-dım

Kolye: T-Box feat. kendim yap-DIY-dım (tık tık)

[DIY] Fiyonklu Kolye

Yukarıda görmüş olduğunuz fiyonklu kolye Koton’a ait. Mağazalarda baktım bulamadım, 1V1Y’ye baktım bulamadım. Napıyım, bari yapıyım dedim :) Trendyolda dolaşırken T-Box kampanyasında şu kolyeyi gördüm;

Aslında zincirleri de alıp kendim yapacaktım ama uğraşacak vaktim yoktu şu aralar, hazır da bulmuşken aldım. Ancak yine birebir olmaması taraftarı olduğum için fiyonku kenarına değilde ucuna yapmaya karar verdim. Kısacası gri penye kumaşı çıkarıp aynı yere siyah süet kumaş geçirdim :) 2 uzun parça siyah süet kumaş kestim…

Aşağıda yakından görmüş olduğunuz gri penye kısmı çıkarıp onları diktim…

Kumaş parçalarını ikiye katlayıp kenarlarını makineden çekip ters çevirdim. Uçlarını biraz daha incelterek  diktim tabiki. Sonrasında da hayalet iple fiyonkumun kumaşlarını kolyeye sağlamca diktim.

ve sonuç aşağıdaki gibi oldu. Koton’a bana ilham kaynağı olduğu için teşekkürler hihihi :)

♥ Happy Valentine’s Day ♥

Kimisine göre ticari kaygı, kimisine göre aşktır 14 Şubat. Bense hala aradayım. Olsa da olur olmasa da, ama olursa iyi olur tabi hediyeler filan hoş yani :) Ama aslında çoğunuzun bildiği üzere pek de hoş olmayan bir tarihçesi var 14 Şubat’ın. Kaynaktan kaynağa göre birçok efsane yazılmış. Kimi Aziz Valentine’nin bu tarihte toplu bir nikah yaptığını söylüyor kimi de daha mitolojik olarak evlilik tanrıçası adına saygıdan ötürü tatil yapılan bir gündü diyor. Ama bir gerçek var ki Aziz Valentine bu kutsal eylemi sebebiyle öldürülüyor. Biz de bu nahoş olayı kutluyoruz. Doğru olan nedir onu da bilemiyorum tabi. Ama bu yıllardan beri süre gelen bir gelenek halini aldığı ve işin ticari boyutu devasallaştığı için herkes halinden mutlu görünüyor.

Bugün aslında Hristiyan kökenli bir bayram niteliğinde olduğu için müslüman ülkelerce hoş karşılanmadığını hatta bugünle ilgili ürün satışlarının yasaklandığını okudum Wikipedia’da. O bilgi kaç sene öncesinden kalmış acaba :) Ülkemiz de müslüman olmasına rağmen gayet benimsendi (Noel ve yılbaşı olayı gibi). Hadi Türkiye bir derece diyelim, peki buna ne diyeceksiniz? Umman’da şantiyede çalışan bir arkadaşım bu sabah gördüğü manzara karşısında o kadar heyecanlanmış ki aşağıdaki fotoğrafları yolladı sabah :) Vallaha Türkiye’de yok böylesi, bakınız;

Burası arkadaşımın çalıştığı şantiye. Hangimizin iş yeri böyleydi ki sabah :) Güzel bir gün geçirmişsindir umuyorum Fatihcim…

Peki siz; 14 Şubat’ı yalnız geçirenlerden misiniz? Üzülmeyin üzülmeyin, benim gibi yapın ;) Bir mum yakın önce;

Belirtmeden geçemiycem. Ben yeşilaycı biriyim, kadeh konsepti tamamlamak için sadece :p No alcohol, no cigarette, Cola forever :) ve Vazgeçilmezim frambuazlı cheesecake ile birlikte, ben bana yeterim dedim :) Güzel oldu bea…

True love is like ghosts, which everyone talks about but few have seen…

Görebilmek dileğiyle…

6.000 ziyaret ve Teşekkür…

Biraz önce blogumu açar açmaz gördüğüm bu manzara çok hoşuma gitti biliyor musunuz :) Evet farkındayım, 6.000 ziyaretçi çok bir şey değil… Ama benim için öyle! Çünkü sadece kendi profilimde kendi arkadaşlarımla paylaşmamdan başka bir tanıtımım olmadı. Öyle her bloga girip her posta yorum da yapmadım (Gerçekten takip ettiğim 1-2 kişi harici). Çünkü şu aşamada henüz çok yeni olan blogumu önce doldurma derdindeydim. İçinde gerçekten tasarımdan bir derya olsun da ondan sonra açılayım diyordum bu piyasaya, insanlara boş şeyler sunmayayım diye. Sonrasında tüm bloggerlarla iletişime geçeyim istiyordum. Tasarımlar zaman alıcı olduğundan (bu zamansızlığımda) yapabildiğim kadarını yaptım. Yayınlamadıklarım, yayınladıklarımdan daha çok şuanda, facebook sayfamdan biliyorsunuz. Tüm bunları bir yoluna koyayım derken bir baktım ki blog almış başını gitmiş. “Clutch yapımı”, “Portföy çanta yapımı” ve daha nice benzer aramada 2-3′üncü sıraya koymuş beni Google sağolsun :) Hiçbir çabam olmadan, aktif olduğum şu 4-5 aycık sürede bu kadar ziyaretçi almak beni o kadar mutlu etti ki! Bunu kendim için gerçekten büyük bir başarı sayıyorum… Şu aralar da yavaştan başladım kendimi göstermeye. Bundan sonra çabalarımla beni görenlere, yeni bulanlara, duyup da gelenlere, zaten halihazırda hep yanımda olup da yaptığım işi gerçekten takdir eden tüm dostlarıma ve siz değerli takipçilerime sonsuz teşekkürler!!! O zaman nice 6.000′lere :)

DONNA KARAN Spring Summer 2012

Donna Karan 2012 İlkbahar – Yaz kreasyonu tek kelimeyle muhteşem! Bu senenin trendi olan elbiselerde asimetrik kesim ve desenler ön planda gördüğüm kadarıyla… Farklı renk kumaşların birbirinin içinde bu kadar güzel durabildiği başka bir koleksiyon daha varsa beni bilgilendirin lütfen, biraz ilham alayım bende :)

Mayo tek kelimeyle harika…

Mor ve Turuncu ikilisi ne kadar yakışıyormuş !

Kabile motifleriyle bezenmiş elbiseler… Gerçekten çok yaratıcı.

.: ENJOY :.

Görseller : superstyleupdate.com

Ne Giydim Vol.10 {Oda Seçimleri}

Geçen Pazar Günü Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesinin 10.dönem seçimleri vardı. Bi heves ilk defa oy kullanmaya gittik Pazar günü saat 9′da, ne azim bizimki de :) Ne giysem derken birazcık klasik olsun ama çok da abartmamalıyım dedim. Ne de olsa sonrasında dershaneye gidicez. Spor-klasik karışımı aşağıdaki kombin çıktı ortaya;

Sonrasında da dershane yolları göründü;

Bu kombinde (pek belli olmasa da) “Double Denim” modası uygulanmıştır :p  Alt ve üstü -farklı tonlarda olmak kaydıyla- kot pantolon ve kot gömlekle yada kot ceketle tamamlamaktır ana fikir. Geçen seneye damga vurmuş bir akımdır aslında kendisi ve bence kolay kolay da etkisi geçmeyecek… ve gördüğünüz gibi pantolonumun paçalarını yapmadım. Şuanda kıvırarak kullanmak çok hoşuma gidiyor, tavsiye de ederim. Canım isteyince yaparım artık, ne de olsa makine elimin altında :) Başka bir ayrıntı ise çantamı zincirini çıkararak portföy olarak kullanmam. Çok kullanımlı ürünleri seviyorum ♥

Kot Pantolon: Colin’s (tık tık)

Kot Gömlek: Vintage (Annemin)

Şal: Sisley (tık tık)

Boyfriend Blazer: DenimCo

Trenchcoat: Koton

Bootie: Bambi

Çanta: Jacquline (Trendyol)

… ve TROYA Efsanesi

TROYA

Bir Anadolu Efsanesi Anayurdunda Canlanıyor…

Troya yıkıntılarından yükselen çığlık ve 3000 yıllık mistik bir düşün yeniden hayat buluşu… 

Anayurdundan bütün insanlığa. Troya’da zaman, Troya’da mekan, Troya’da aşk ve sınırsallık…

2008 de sergilenmeye başlanan bu harikulade gösteriye gidip izlemek bana yeni nasip oldu. 2o Ocakta Halkapınar Kapalı Spor Salonundaydı Anadolu Ateşi. Ve görsel bir şölen sundu bizlere…

Cumaları dışarı çıkmayı sever oldum ben. Yorucu bir haftadan sonra tek gece bile bir akşam yemeği yesem mutlu olur oldum. Bu iyi birşey ;) Kardeşime karne hediyesi oldu o gece de :)

Gösteri muazzamdı. Ciddi emek, zaman ve para harcanmış. Sahne, kostümler, ışıklar ve Truva Atı. İnsana “Helal be!” dedirtiyor gerçekten. Tek memnuniyetsizliğim ses sistemiydi :( Eko çok fazlaydı, o da salonun büyük olmasından kaynaklıydı…

Profesyonel bir ekipten çıkabilecek en iyi gösteri. Kurgular da harika. Ortaya güzel bir sonucun çıkması muhakkak tabiki. Konusu bildiğimiz Truva’nın hikayesi. Ama danslarla işlenişi onu farklı kılan. Anlatımı, bütünlüğü… Bu gösterinin beni en neşelendiren tarafı  da neydi biliyor musunuz? Hani Anadolu da ki Medeniyetler Troya’ya yardım etmeye geliyor ya, o amaçla tüm medeniyetler 5-6 dk.lık danslarla tanıtılıyor. Karadenizden gelen Zeyna kılıklı karadeniz amazonları horon tepiyor, İzmir’den gelen Lidyalı efeler de harmandalı oynuyor, hay allahım çok hoş yaa :) Hala gülüyorum :D

Sizin için mini bir video koymak istiyorum. Dans yok, sadece sahne ve görsellik anlamında fikriniz olsun diye. Yasal olmayan şeylerden uzak duruyorum da :) Ama şurayı tıklar ve içerde dolanırsanız birçok resim ve videoyu ayrıntılı olarak görebilirsiniz, hemde yasal ve orijinal videolar :)

Hadi bakalım iyi seyirler ;)

Ne Giydim Vol.9 {İlk Deneme Sınavı ve Sonrası Alin’s}

Kayıbım, biliyorum. Yazacak öyle çok şey birikti ki! PC’m bozuk. Yakın zamanda gelecek diye umuyorum, akşamları bu açığı gün gün telafi edicem ;)

Dün sınav olduk. Aslında 2.sınavdı bu ama ilki ben Kayseri’de iken yapıldı, giremedim :( Hiç çalışmayan haylaz ben çok iyi bi sonuç aldım kendimce :) Sınav sonrası, ders öncesi gidelim dedik, Alsancak’ta bi yemek yiyelim.

Vazgeçilmezimiz Alin’s… Yemekler leziz, sunum iyi, ortam süper. Haa, yemekler biraz geç geliyor ama laf aramızda, hihihi :)

Çok çılgın değil mi ama, şuna bakın :D

Karın doyurmaca, yaşama sebebimiz :p Sormayın, karşıdaki arkadaş diyette de :)

İzmirli olup da bu mekanı duymamış, denememiş olan yoktur diye tahmin ediyorum. Ama varsa kesinlikle önerilir. Gitmeyi bir borç bilin kendinize ;)

Peki ne giydim ??? Burada hava soğuk değildir falan sanmayın sakın kıyafete aldanıp. Resmen 2 saniyede DON-DUM !!!

Elbise: QuZu (Trendyol)

Bootie: Bambi

Çanta: Jacquline (Trendyol)

Saç Aksesuarı: kendim yap-DIY-dım

Saat: Calvin Klein

Stella McCartney Resort 2012 at BEYMEN Stores

British Fashion Awards 2011 Kırmızı Halı Ödülü sahibi ünlü designer Stella McCartney, Resort 2012 adlı ilkbahar kreasyonunu bir garden party ile tanıttı. Garden party resimlerine bakınca içim açıldı resmen, sizinde açılsın, buyurun ;)

Kreasyon çok renkli ve eğlenceli gözüküyor. Evet yeni sezon, çok ünlü bir tasarımcı ve satış mağazası Beymen olunca fiyatlar oldukça yüksek olabilir. Ancak bu koleksiyona bakıp ilham almamıza engel değil ;)

Tüm koleksiyon için tık tık

Garden Party Görselleri kaynak: portraitsofelegance

Previous Older Entries

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.